skip to main |
skip to sidebar
AĞIT
Bir akşamdı: Sırma saçlı ufuklar
Yandı bir haberle kıyâmet gibi.
Küçücük ellerin bir dâvet gibi,
Son defa görüldü azgın sularda
Ve ardına düştü saf oyuncaklar.
...Hem yetim, hem öksüz açılmış adın:
On sene kucaklar üşütmüş seni.
Zaman zaman hatırlayıp anneni,
Özleyerek -bâzen- zor duygularda,
Kırılmış, küçücük kolun-kanadın.
Bir gece yarısı, duydum, küçük kız,
Yataklar almamış seni bir türlü,
Yüzünde açmayan tomurcuk gülü
Hıçkırık sulamış.. ve kuyularda
İri dev gözleri belirmişyalnız.
O günün ertesi seni görenler
Göğsünde saklamış hıçkırığını,
“Zavallı” demişler “yalnızlığını”
“Bulacak bin beter bu korkularda.”
Sana ağlamışlar belki bin sefer.
Görmeden iki yıl geçmiş aradan,
Ve kaderin oku yaydan fırlamış,
Çözmüş bu dünyadan bağını bir kış,
Keskin bir bıçakla son uykularda.
Rüyasını görmüş herkes sıradan:
O günün sabahı gelmiştim köye,
İri yaşlarla söylendi bu rü’yâ,
Rüyaların tersi çıkarmış güyâ,
Bir teselli gibi, bu komşularda
Yayıldı hayırlar getirir diye.
Ne çâre, evlerde ölüm kokusu,
İsli kazanlara sinmişti, duydum.
Düştü ayranıma rikkatli bir kum,
Vâdiye ad veren “çift kumrular” da,
Dinledik derinden ağlayan sesi.
Gün o günmüş meğer, küçük kız, gölgen
Irmak kenarında süzüldü, bir ân;
Sonunu sezmişti zâhir, arkandan,
Zehrâ’nın çığlığı, ah, kuytularda,
Azrâil’i görmüş gibiydi birden!
Köy delirdi birden, sulara doldu,
Gördü bir ihtiyâr, toplu bir çalı:
Saçlarında bulmuş öksüz masalı.
- Ki saçların hâlâ o büyülerde
Son sıcaklığıyla dallarda kaldı.-
Buldular en sonu, kucakladılar,
Öpüp kokladılar bütün bir gece..
Sarıldı tâbûtun kuşlar gelince,
Kapandı kapılar.. ve sürgülerde,
Hayâta çekildi sanki bir duvar.
Vicdanlar eridi, canlar çekildi
Çamlarda delice dövündü rüzgâr,
O ân hazırlandı belki bin mezar,
Bin gönül yıkıldı bu korularda;
Akşamla çiçekler cenâze kıldı.
..Bir akşamdı: Sırma saçlı ufuklar,
Yandı bir haberle kıyâmet gibi.
Küçücük ellerin bir dâvet gibi
Son defa göründü azgın sularda
Ve ardına düştü saf oyuncaklar.
A.Y ağmur TUNALI
(30 Kasım 1985)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Resim
SERİN MISRÂLAR
Konar yüreğime isminizle bir ışık.
Açık pencereme yürür bir deli rüzgâr.
Öper, binbir hazzı, bu duyguda sarmaşık;
Sevince ürperir, ışıl ışıl sabahlar.
Gün günü sürerken, gönül hasret kuşunda,
Dost öpüşler girer rü’yâlarıma birden.
Derinden duyarım her günün doğuşunda:
Yine başlıyoruz.. bıraktığımız yerden.
Ne bugün telâşı, ne dünün karanlığı,
Bu şafakta yalnız, yüzünüz gülümsüyor.
Yüzünüz ki siler, bütün hükümranlığı;
Yüzünüz kibir ruh; yüzünüz kibir akkor!
Sanki mahmûr açar gözlerini her ânım,
Sarhoş sükûnunda güzelliğiniz güler.
Ufuklar öpüşür okununca fermânım:
Ve gökçe bilenir uğrunuzda süngüler.
Konar yüreğime isminizle bir ışık.
Açık pencereme yürür bir deli rüzgâr!
Bilmem ki ezelden böyle miydi sarmaşık;
Böyle serin miydi, dünyâmızda sabahlar? !
A. YAĞMUR TUNALI
(Hisar 1979)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
MELÂL BURCU

Rûhumda vakitsiz uyandın çiçek,
Akşam öksüz, gece çılgın..ne desem?
Günler bana mâtem, aylar Muharrem;
Yarıyor göğsümü çılgın bir elem,
Patlıyor içimde sayısız fişek!
Feryâda kurulu sanki zemberek:
Çığlığa sarılmış gibidir Annem!
Bir dehlize varmış yollarım, gerçek:
Türkülerde gurbet, şarkılarda gam;
Akşam var ömürde hudutsuz akşam;
Uçar gider ufuklara bir merâm,
Ağlar başucumda bir kanlı melek!
Gönlüm Kerbelâ’ya benzese gerek:
Her yönden esiyor boğucu bir sam!
Bir ölüm bilirim sevdâlara denk:
Hem Azrâil ağlar.. hem güller ağlar! ..
Yalnızlık dolusu yükselir duvar;
Bu kurak iklimde kol gezer esrar,
Hudutsuz çöl gibi kavrulur yürek!
Kimseler duymasın, bilmesinler tek:
Bende kâinâta yeter hüzün var!
Zamanla aram yok.. kırılmışım pek!
Kalmış bir kenarda sevgim, hasretim;
Dilimde mısrâlar ne kadar yetim:
Başka türlü olamazdı cinnetim!
Ne kuğu var, ne göl, ne de bir âhenk;
“Sûz-i dil faslı”nı geçiyor felek:
Başlıyor ey hüzün sana hicret’im!
A.Yağmur TUNALI
MELAL BURCU (1)
MELAL BURCU (2)
A. YAGMUR TUNALI
(c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve - veya temsilcilerine aittir!
MEÇHÛLDEN MISRÂLAR ( Sesleniş )
Perdeler çekildi geceye birden
Ve yer gök delindi avuçlarında.
Arındı bir gönül pasdan ve kirden,
Ebediyyet gibi aşkdan, şiirden
Bir dünyâ bilindi avuçlarında.
Bir anda apaçık gördüm sonumu:
Hayâtım silindi avuçlarında.
Bilmiyorum artık ne olduğunu..
Suâller açıldı Münkir-Nekir’den:
Sırat’a gelindi avuçlarında.
Bir hâreli bulut idi gözlerim,
Sağnaklara döndü avuçlarında.
Dokuz gökten yere indi, gözlerim
Ve rûhum sesini öptüğü yerden,
Sordu meçhûlünü sonsuz şiirden:
O gönül kimindi avuçlarında?
A. Yağmur TUNALI